Çocuğunuzun kalbine giden yolu bulun

Bütün Ebeveynler Çocuklarını seveler belirleyici soru ise yalnızca: Sevgileriyle çocuklarına ulaşıyorlar mı ?

 

Gün batımı, deniz sessizliğe bürünüyor, sadece uzaklardanyalnız bir kuş duyuluyor. Sahildeki evlerden birinde bir erkek ve bir kadın sevişiyorlar. Aceleleri yok, içindek bulundukları durumun tadını çıakrıyorlar, günün stresinin yavaş yavaş kaybolduğunu hissediyorlar.

Seneelerden beri bir çift oldukları halde birbirlerini tekrar keşfediyorlar. Heyecan yavaş yavaş yükseliyor, kadının gülüşü erkeğin gücüyle karışıyor ve sonunda zevk verici doyuma ulaşıyor. Daha sonra uykulu bir şekilde birbirlerine sokuluyor ve dinleniyorlar.

Kadının vucudunda bir sperm, döllenmeye istekli, ay şeklinde yumurtaya doğru yola koyuluyor ve yeni bir yaşam başlıyor.

İçindeki yaşamı sevmek

Nasıl ebeveyn oldunuz? Bir hamilelikle tabii!

İstetenen bir hamilelik miydi? Kmbilir! _ En azından vucudunuz buna hazırdı! Aama aklınız için hamilelik haberi bir şok da olabilir. Dakika dakika planlanan bir hamlielik de, “tesadüfi” bir hamilelik gibi bu duygulara sebep olabilir . Ve test sonucu elinizde “Eyvah, ben ne yaptım Allahaşkına” Sözleri beyninizden yıldırım gibi geçer.

Hamilelik sizi seçmek zorunda bırakır. İçinizdeki yeni yaşamı severek kabul eder veya kokudan onu reddedersiniz b. Bebeğiniz vucudunuzda büyüdünde, dünyaya geldiğinde ve hen bir yetişkin olduğunda -hep,ona katı kalpli ve mesafeli mi, yoksa bu kitapta çğrettiğimiz yumuşak sevgile mi yaklaşacağınıza karar vermeniz gerekecektir.

 

Yumuşak sevgi, şefkate hazır olmak, hoşgörü ve sıcaklık her insana verilmiştir. O sizin içinizde devamlı bir ışık olarak yanabilir veya sessizce tutuşturulmayı bekleyen bir kor parçası gibi bekleyebilir.

 

Bütün taze ebevenler bu kıvılcımı içlerinde taşırlar. Bilimadamları, çocuklarının doğumunda beraber bulunan veyha onun bakımına çok erken katılan babaların neredeyse ” yumuşak sevgi” içinde yükdüklerini tespit  etmişlerdir. Bu babalar çocuklarıyla seveerek ilgilenmek ve ona bakabilecek durumda ollak isterler. Çocuğunu öz babası olmasalar da bunu isterler

Önemli oolan sadece baştan beri olayın içinde olmaktır.

 

Emzirme konusunda bir kaç kelime

Anne sütünün yüksek sayıda antikor ve besleyici madde içerdiği ispatlanmıştır ve bu yüzden de diğer bütün sütlerden önce tercih edilmelidir. Bazen bir anne tıbbi açıdan emziremeyebilir. Böyle durumlarda anne bebeği biberonlar beslerken de bebek ile arasında yakın temasa dikkat etmelidir. Bebeğyiele deri ve göz temasını sağlamalı ve gevşemeye çalışmalıdır.

Emzirmek bir sanattır ve genç annelerin bazen bunu öğrenmek için desteğe ihtiyaçları vardır. Buradad da bazı mucizeler yaratan küçük oyunlar vardır. Bir emzirme grubuna ve ebeler derneğine müraacat edin. Onlar size yardımcı olacaklardır.

Anneyle çocuk arasındaki emzirme ve uyuma anlarındaki bedensel temas, annenin bvucudunda güçlü hormaonların salgılanmasını ve annelik içgüdülerininin uyanmasını sağlar. Bu Prolaktin denilen salgılar, annenin gevşemesini ve çocuğunun yanında derin bir doyum hissetmesini sağlarlar.

aynı zamanda annenin vücudunun uyanık ve yükseltilmiş bilinç durumuna getirirler.

Ne zaman kendinizi kuluçka tavuk gibi hisseder veya içgüdüsel olarak masum ve küçük kbir varlığı

-örneğin küçük bir köpek – okşamak isterseniz. bilinki bu prolaktinlerin işidir.

Yani .ocuklarımıza olan sevgimiz bize verilmiştir ve sadece uyandırılmak için bekelemktedir. Bazen kendiliğinden olur, bazen de biraz yardıım etmek gerekir.

Çocukken sevmeyi öğrendiniz mi ?

Eğer size çocukken veya bebekken çok az sevgi gösterildiyse bu sizin kendi duygularınızın gelişmesi için en büyük engel olabilir.Belki de sevmeyi hiç öğrenmediniz. Ama hiçbir zeaman geç kalınmış değildir!

Bizim ebeveynlerimizin zamanında, duyguları belli etmek veya söylemek pek normal sayılmasa da , bu onların çocuklarını daha az sevdikleri anlamına gelmez. Buna rağmen bizim zamanımızın birçok ebeveyni bebeklik çocuklarında çok az ilgi görmüşlerdir ” Soğutulmuş ” 50 ‘li yıllarda şefkat ve ilgi luzumsuz “şımartma” olarak görülmüştür.”

Doğum ve bebek bakımında sadece tıbbi açılardan hareket edilmiştir. Ebeveynlere, bebeklerini ağşasaşar da ilgilenemeleri, onlara yalnız belli saatlerde beslenmeleri tavsiye edilmiştir. Bebeği çok sık kucağa almanın çocuğa zararlı olabileceğine inandırılmaya çalışılmışlardır. Bugün bile hâlâ bu teorileri yayan çocuk doktorları ve yazarlar vardır!

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir